HaK partisinden Avusturya dışişleri bakanlığına açık mektup

Fotoğraf: Havadis

Vorarlberg’te faaliyet gösteren ve Avusturya Cumhuriyetinde yaşayan azınlık toplulukların sesi olan HaK Partisi (Heimat aller Kulturen) uzun süredir belirsizliğini koruyan, ülkede yaşayan Türk ve Türk kökenli vatandaşların Türkiye tatili ile ilgili Avusturya hükümetinin takınmış olduğu tavır ve umursamazlığına sessiz kalmadı ve Avusturya Dışişleri bakanlığına bir açık mektup yayınladı.

HaK Partisi, tüm yerel medya kuruluşlarına yolladığı Almanca dilinde yazılı mektup ile bakanlığın ve hükümetin Türkiye aleyhine koymuş olduğu, yüksek risk bölgeleri için verilen en yüksek risk seviyesi olan 6. Seviyeyi tekrardan gözden geçirmesini talep etti.

HaK Partisi’nin paylaşmış olduğu açık Mektubun Orijinali ve Türkçe Tercümesi;

Insanların köklerinin bağlı olduğu bir ülkeye seyahat uyarısı

Avusturya Dışişleri Bakanlığı son günlerde 21 ülke için seyahat uyarısı yayınladı. Dışişleri Bakanlığı, yaşam ve uzuv için genel bir risk varsa, yalnızca özel kriz durumlarında (örneğin bir ülkede savaş veya iç savaş gibi benzeri bir durumun yanı sıra salgın hastalıklar) seyahat uyarıları yayınlar.
Bilindiği gibi, tüm dünya aylardır son yıllarda eşi benzeri olmayan bir pandemi ile mücadele ediyor.

İnsanların bir yerden başka bir yere her zamankinden daha hızlı gidebildiği küresel bir çağda, gerekirse sınırları veya havaalanlarını kapatarak pandeminin yayılmasını engellemek için sınırların kapatılması kaçınılmaz bir davranıştı. Avusturya burada erken hareket etti ve gerekli tüm önlemleri alarak oluşabilecek en kötü senaryoyu önlemiş oldu. Nüfusun önemli katılımı ile virüs bu ülkede önemli ölçüde yavaşladı ve böylece normal hayata dönüş yavaş yavaş başladı.

Fotoğraf: Anonim

Bu “başarıya” sadece Avusturyalılar değil, Avusturya vatandaşı olan veya olmayan, Avusturya’da yaşayan tüm insanların da katkı sağladığı aşikar. Kökleri başka ülkelerde olan ancak Avusturya’da ikamet eden ve köklerinin bağlı olduğu ülkeleriyle yakın bağları olan ve akrabalarını ziyaret etmek, alışveriş yapmak ve tekrardan enerji depolamak için yılda en az bir kez bu ülkeye seyahat eden insanların olduğunu unutmamak lazım.

Bu insanlar için köklerinin bağlı olduğu ülkelere gitmek bir yaz gezisi yada bir tatilden daha fazlasıdır. Yaz aylarında bu ülkelere seyahat etmek, tüm akrabalarını görebilmek, belki bir yakının düğününe katılmak gibi durumlar, gelecek çalışma yılı için yeni enerji ve güç toplama anlamına gelebilir.

Bu ülkelerden biri olan Türkiye’de, şimdi, 6. seviye seyahat uyarısı var. En başından itibaren Türkiye, Avusturya, İtalya veya Fransa gibi ülkeler ile aynı önlemleri aldı. Hatta Türkiye, Virüsü bu ülkelerden daha hızlı kontrol altına aldı ve hala çok düşük bir seviyede tutuyor. Şu anda yaklaşık 180.000 doğrulanmış vaka ve yaklaşık 151.000 iyileşmiş vaka bulunmaktadır. Bugüne kadar, 4807 kişi Virüs nedeniyle hayatını kaybetti. Her gün 45.000’den fazla test yapılmakta ve 684 kişi yoğun bakım ünitesinde tedavi görmekte.

80 milyondan fazla insanın yaşadığı baz alındığında, Türkiye’nin pandemiyi sınırları içinde kontrol altında tuttuğu çok aşikardır. Bu nedenle, bizim görüşümüze göre, Türkiye için bu düzeyde bir seyahat uyarısı haklı değildir. İtalya, Fransa veya İngiltere gibi ülkelerdeki rakamlar ile karşılaştırıldığında, bu kararın politik nedenlerden ötürü olduğu şüphesi ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle, Federal Hükümetten bu kararı yeniden gözden geçirmesini ve Avusturya’da yaşayan 300.000’den fazla insanın kendi ülkelerinde hak ettiği ve uzun zamandır beklenen tatillerini geçirmesinin yolunu açmasını rica ediyoruz.

Bununla birlikte, Türkiye’de tatilini geçirmek isteyen  vatandaşlara, bu koşullar altında ve “güvenlik uyarı seviyesi 6” olarak açıklanan tüm ülkelere seyahat planlamamalarını  veya düşünmemelerini şiddetle tavsiye ediyoruz. Ancak, Avusturya federal hükümeti bu konuda doğru bir adım attığında, güvenli bir yolculuk için tatil planı yapılabilir.

Bu güvenlik uyarısı seviyesine rağmen Türkiye’ye gidecek olanlardan birine bir şey olduğu taktirde, sağlık sigortası şirketlerinin herhangi bir yükümlülüğü olmadığı gibi, herhangi bir operasyon veya tedavi masraflarınızı da kendiniz üstlenmeniz gerekebilir.

Reisewarnung in das Ursprungsland

In den vergangenen Tagen wurde seitens des österreichischen Außenministeriums eine Reisewarnung für 21 Länder ausgesprochen. Das Außenministerium spricht Reisewarnungen nur in besonderen Krisensituationen aus (zum Beispiel kriegs- oder bürgerkriegsähnliche Situation in einem Land sowie Epidemien), wenn eine generelle Gefährdung für Leib und Leben besteht.
Bekanntlich kämpft die ganze Welt seit Monaten mit einer Pandemie, die in den letzten Jahrzehnten seinesgleichen sucht.

In einer globalen Zeit, in der sich Menschen schneller als je zuvor von einem Ort zum anderen bewegen können, war und ist es unabdingbar, die Geschwindigkeit zu drosseln um weitere Ausbreitungen der Pandemie einzudämmen, notfalls durch Schließung der Grenzen bzw. Flughäfen. Österreich hat hier frühzeitig gehandelt, alle notwendigen Maßnahmen getroffen, und so das Schlimmste verhindert. Durch maßgebliche Mitwirkung der Bevölkerung wurde das Virus hierzulande erheblich ausgebremst, so dass schrittweise wieder eine Normalität einkehrte.

An diesem „Erfolg“ waren nicht nur Österreicherinnen und Österreicher beteiligt, sondern alle Menschen, die ihren Lebensmittelpunkt in Österreich haben, ob mit oder ohne österreichische Staatsbürgerschaft. Darunter viele, die noch enge Beziehungen zu ihrem Ursprungsland haben, und mindestens einmal jährlich in dieses Land reisen, um die Verwandten zu besuchen, Einkäufe zu tätigen und Energie zu tanken, um weiterhin tüchtig ihre Arbeit in ihrer Wahlheimat verrichten zu können.

Für diese Menschen ist eine Sommerreise mehr als nur ein Urlaub. Nicht selten verzichten diese Menschen das ganze Jahr über auf ihren Urlaubsanspruch, um im Sommer genug Zeit zu haben, in diese Länder zu reisen, alle ihre Verwandten zu besuchen, unter Umständen Feierlichkeiten wie Hochzeiten u.ä. beizuwohnen und neue Kräfte zu sammeln für das kommende anstrengende Arbeitsjahr.

In eines dieser genannten Länder, der Türkei, gibt es nun eine Reisewarnung der Stufe 6. Die Türkei hat von Anfang an exakt die gleichen Maßnahmen getroffen wie vergleichsweise Österreich, Italien oder Frankreich. Die Verbreitung konnte schneller als diese Vergleichsländer unter Kontrolle gebracht werden und ist auch derzeit auf einem sehr niedrigen Niveau. Zur Zeit gibt es ca. 180.000 bestätigte Fälle und ca. 151.000 genesene. Bis heute sind 4807 Menschen dieser Krankheit zum Opfer gefallen. Täglich werden über 45.000 Tests durchgeführt. 684 Menschen befinden sich in der Intensivstation.

Bei über 80 Millionen Einwohnern sind das Fakten die durchaus deutliche Zeichen dafür sind, dass die Türkei die Pandemie innerhalb ihrer Grenzen unter Kontrolle zu haben scheint. Somit ist aus unserer Sicht eine Reisewarnung dieser Stufe nicht gerechtfertigt. Wenn man die Fakten mit Ländern wie Italien, Frankreich oder Großbritannien vergleicht kommt der Verdacht nahe, dass diese Entscheidung eher politische Gründe hat.

Wir bitten die Bundesregierung innlichs, diese Entscheidung noch einmal zu überdenken und so mehr als 300.000 in Österreich lebenden Menschen den Weg frei zu machen für ihren wohl verdienten und lang ersehnten Urlaub in ihrem Ursprungsland.
Diesen Mitbürgerinnen und Bürgern möchten wir allerdings dringlichst davon abraten unter diesen Umständen eine Reise in ein Land der Sicherheitswarnstufe 6 zu planen oder in Erwägung zu ziehen. Erst wenn die österreichische Bundesregierung in dieser Sache einen Schritt in die richtige Richtung setzt ist der Weg frei für eine abgesicherte Reise.

Sollte trotz dieser Sicherheitswarnstufe jemandem etwas zustoßen, kann es passieren, dass die Gesundheitskassen von jeglicher Haftung frei sind und man die Kosten für etwaige Operationen oder Behandlungen selbst tragen muss.

Kaynak: Havadis.at

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here