BAŞARI HİKAYESİ – İlkokul yıllarında derslerde yetersiz olduğu söylendi, öğrenci trafik görevlisi olmasına dahi izin verilmediğini anlattı. Ortaokulda kendisine daha kolay matematik soruları verilmek istendi, ilerleyen yıllarda ise akademik eğitim yerine “Lehre” yapması tavsiye edildi. Ancak Dornbirn doğumlu 25 yaşındaki Türk genci Kerem Kabal, kendisine çizilen sınırları kabul etmedi. HTL Dornbirn’i 1,6 not ortalamasıyla tamamlayan ve “Ing.” unvanını alan Kabal, bugün İsviçre’de uluslararası havacılık sektöründe proje yöneticisi olarak görev yapıyor.

Vorarlberg’de başlayan ve özel jetlerden havayolu şirketlerine uzanan bu hikâyenin merkezinde ise tek bir soru var:

“Neden bana daha çocukken bu kadar az güvenildi?”

OKUL YILLARINDA KENDİSİNDEN DAHA AZI BEKLENDİĞİNİ HİSSETTİ

15 Mart 2001’de Dornbirn’de dünyaya gelen, ailesi Kayseri-Alamettin kökenli olan Kerem Kabal’ın eğitim hayatı Volksschule Oberdorf’ta başladı.

Kabal’ın anlatımına göre daha ilkokul yıllarında öğretmenlerinin kendisinden diğer öğrencilere kıyasla daha düşük bir başarı beklediğini hissetti. Matematik, Almanca ve diğer bazı derslerde zayıf olduğu sık sık kendisine söylendi.

Hafızasında kalan olaylardan biri ise “Schülerlotse”, yani öğrenci trafik görevlisi olmak istediğinde yaşandı. Kabal, okul başarısının yeterli olmadığı gerekçesiyle bu görevi üstlenmesine izin verilmediğini belirtiyor.

Yine kendi anlatımına göre o yıllarda “Sonderschüler” olarak değerlendirildiğini ve karnesinde buna ilişkin işaretlemelerin bulunduğunu hatırlıyor.

Kabal, çocukluk yıllarındaki duygularını şöyle anlatıyor:

“Bir çocuk olarak neden benden bu kadar az şey beklendiğini anlayamıyordum. İçimde her zaman daha fazlasını yapabileceğime dair bir inanç vardı.”

HER ŞEY O MATEMATİK SINAVIYLA DEĞİŞTİ

Kabal daha sonra Musikmittelschule Bergmannstraße’ye geçti.

Ancak burada da eğitim hayatının ilk günlerinden itibaren benzer bir durumla karşılaştığını anlatıyor.

İlk matematik dersinde diğer öğrencilerden ayrılarak kendisine daha kolay sorular verilmek istendi.

Kerem Kabal ise buna karşı çıktı:

“Hayır, ben matematikte iyiyim. Diğer öğrencilerle aynı soruları çözmek istiyorum.”

Öğretmeninden sınıf arkadaşlarıyla aynı matematik sınavına girmek için izin istedi. İlk etapta sınavın normal şekilde değerlendirilmemesi şartıyla talebi kabul edildi.

Kabal sınava girdi.

Sonuç ise yıllar boyunca unutamayacağı bir dönüm noktası oldu.

Sınıfta yalnızca iki öğrenci en yüksek not olan “1”i aldı. Onlardan biri Kerem Kabal’dı.

Kabal için bu sonuç yalnızca iyi bir matematik notu değildi. Çocuk yaşta kendisi hakkında oluşturulan beklentilerin gerçeği yansıtmayabileceğini ilk kez somut biçimde göstermişti.

Fotoğraf: Kerem Kabal

“LEHRE YAP” TAVSİYESİNE KARŞI HTL HEDEFİ

Ancak önündeki engeller bitmedi.

Kabal’ın anlatımına göre Almanca öğretmeni, akademik yeterliliğinin daha ileri bir okul için yeterli olmayacağını düşünerek kendisine meslek eğitimi, yani “Lehre” yapmasını tavsiye etti.

Kabal ise farklı bir yol istiyordu.

Mittelschule’nin dördüncü sınıfındaki yarıyıl karnesiyle HTL Dornbirn’e başvurdu. İlk başvurusunda üç yıllık Informationstechnik bölümüne kabul edilmedi.

Ancak vazgeçmedi.

Tam bu noktada kendisine destek veren bir öğretmeninin hayatındaki etkisini bugün hâlâ unutmadığını söylüyor: İslam din dersi öğretmeni.

Öğretmeni, yıl sonuna kadar notlarını yükseltmesi halinde HTL’ye girebileceğine inandı ve Kabal’ı çalışmaya teşvik etti.

Kabal ikinci yarıyılda notlarını ciddi şekilde yükseltti.

Ve birkaç ay önce üç yıllık bölüme kabul edilmeyen genç, yıl sonu karnesiyle bu kez doğrudan HTL Dornbirn’in beş yıllık Wirtschaftsingenieurwesen – Maschinenbau bölümüne kabul edildi.

HTL DORNBIRN’İ 1,6 ORTALAMAYLA BİTİRDİ

2016 yılında başlayan HTL yolculuğu 2021’de tamamlandı.

Kerem Kabal, yıllar önce akademik eğitime devam etmesinin zor olacağı yönünde değerlendirmelerle karşılaşmasına rağmen HTL Dornbirn’den 1,6 not ortalamasıyla mezun oldu.

İlerleyen dönemde Wirtschaftskammer Vorarlberg tarafından “Ing.” unvanını da aldı.

Kabal’ın yıllardır kendisine sorduğu soru ise değişmedi:

“Neden bana daha çocukken bu kadar az güvenilmişti?”

ESKİ ÖĞRETMENİNDEN GELEN E-POSTAYI UNUTAMIYOR

HTL’den Matura ile mezun olduktan sonra Kabal, diplomasının fotoğrafını yıllar önce kendisine meslek eğitimi yapmasını tavsiye eden eski Almanca öğretmenine gönderdi.

Gelen cevap kısa ama Kabal için unutulmazdı:

“Wow, das hätte ich von dir nicht erwartet.”

Türkçesiyle:

“Vay, bunu senden beklemezdim.”

Kabal, bugün bile bu cümleyi unutamadığını belirterek şöyle diyor:

“Belki de benim hikâyemin en önemli mesajı budur. İnsanları şaşırtmayı seviyorum.”

KIZILHAÇ’TA GÖREV YAPTI, PANDEMİ DÖNEMİNDE ÇALIŞTI

Matura’nın ardından Kabal’ın yolu bir kez daha Vorarlberg’den geçti.

Bregenz’de Avusturya Kızılhaçı bünyesinde sağlık görevlisi eğitimi alan Kabal, zorunlu sivil hizmetini burada gerçekleştirdi. Pandemi döneminde ise koronavirüs test merkezinde resmi COVID-19 testlerinin uygulanmasında görev aldı.

Öğrencilik yıllarında teknik alanda da çeşitli deneyimler edinen Kabal’ın kariyerindeki önemli dönüm noktası ise İsviçre’den gelen iş teklifi oldu.

Fotoğraf: Kerem Kabal

ŞİMDİ ULUSLARARASI HAVACILIK SEKTÖRÜNDE PROJE YÖNETİYOR

Kerem Kabal bugün İsviçre merkezli havacılık şirketi AeroVisto bünyesinde proje yöneticisi olarak çalışıyor.

Görev yaptığı projeler ise uluslararası ölçekte.

Kabal ve ekibi, özel jetlerin yanı sıra SWISS gibi havayolu şirketleri ve devlet uçaklarına yönelik kabin ve iç mekân projelerinin planlanması, değiştirilmesi ve uygulanması süreçlerinde görev alıyor.

Mesleği nedeniyle Londra ve İstanbul başta olmak üzere farklı ülke ve şehirlere düzenli iş seyahatleri gerçekleştiriyor.

Bir zamanlar diğer öğrencilerle aynı matematik sorularını çözmesine dahi başlangıçta temkinli yaklaşılan çocuk, bugün milyonlarca euro değerindeki uçakların projelerinde sorumluluk üstlenen bir profesyonel olarak kariyerine devam ediyor.

“TÜRK KÖKENİMİN ETKİSİ OLDU MU, KESİN OLARAK SÖYLEYEMEM”

Kabal’ın hikâyesinin dikkat çeken bir başka boyutunu ise göçmen kökenli bir öğrenci olarak yaşadığını söylediği deneyimler oluşturuyor.

Türk kökenli Kabal, okul yıllarında bazı durumlarda kökeni nedeniyle diğer öğrencilerle eşit görülmediğini veya kabul edilmediğini hissettiğini ifade ediyor.

Ancak bu noktada özellikle bir ayrım yapıyor.

Öğretmenlerinin geçmişte aldığı kararların gerçekten Türk kökeniyle bağlantılı olduğunu kesin olarak söyleyemeyeceğini belirten Kabal, şöyle konuşuyor:

“Türk kökenimin o dönemde alınan kararlarda gerçekten bir rol oynayıp oynamadığını kesin olarak söyleyemem. Ama bu soru bugüne kadar aklımda kaldı.”

Yaşadıklarını anlatmaktaki amacının öğretmenleri topluca suçlamak ya da belirli kişileri kamuoyu önünde hedef göstermek olmadığının da altını çiziyor.

“BİR ÇOCUĞUN GELECEĞİNE ÇOK ERKEN KARAR VERİLMEMELİ”

Kabal’a göre asıl mesele, çocuklara küçük yaşlarda söylenen sözlerin yıllarca sürebilecek etkisi.

Özellikle öğretmenlere önemli bir sorumluluk düştüğünü belirten Kabal şu çağrıda bulunuyor:

“Öğretmenlerin küçük yaşlardaki bir çocuğa söyledikleri sözlerin ve sergiledikleri davranışların onun üzerinde ne kadar büyük bir etki yaratabileceğinin farkında olmaları gerekiyor. Çocuklara daha en başından sınır koymaktan ve onların potansiyelini küçümsemekten vazgeçilmelidir.”

Kabal, hikâyesinin Avusturya’da ve Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaşayan Türk ve göçmen kökenli gençlere de cesaret vermesini istiyor.

Mesajını ise şu sözlerle özetliyor:

“Bazen insanlar size çok erken yaşta neleri başaramayacağınızı söyler. Ama gerçekte neleri başaracağınızı onlar bilemez. Biz Türk gençleri olarak gayretimizin peşindeyiz. Bugün mühendislik alanında çalışıyorum. Elhamdülillah. Selçuk Bayraktar ağabeyimizin yolundan gidiyoruz.”

Vorarlberg’de kendisine düşük beklentilerle yaklaşıldığını anlatan küçük Kerem’in yolu bugün uluslararası havacılığa uzanıyor.

Ve yıllar önce kendisine neyi yapamayacağı söylenen Kerem Kabal, bugün neyi yapabileceğine kendisi karar veriyor.